RADYONU SEÇ
  • RADYO TURKUVAZ
  • RADYO ENERJİ
  • RADYO SOFT
  • TURKUVAZ ROMANTİK
  • TURKUVAZ EFSANE
  • VAV RADYO
  • AHABER RADYO
  • ANEWS RADYO
  • ASPOR RADYO
  • TURKUVAZ ANADOLU
YAYINA MESAJ GÖNDER
GÖNDER

Demet Akbağ: 10 günde çektiğimize inandıklarını zannetmiyorum

Demet Akbağ, "Bir Demet Muhabbet" isimli gösterisiyle Beşiktaş Kültür Merkezi'nde sanatseverlerle buluştu. Yeni gösterisini, sinemayı ve Türk dizilerine bakış açısını anlatan Akbağ, "yabancı dizilere bakınca 40 dakika bilemediniz 50 dakika. Bizde ise neredeyse iki buçuk saat sürüyor bir dizi. Ben hiçbir şekilde bu dizileri bir hafta, 10 günde çektiğimize inandıklarını zannetmiyorum" dedi.

"SEVENLERİMLE SOHBET"

Akbağ, gösteriyi 15 günde bir sahnelemeyi düşündüğünü belirterek, "Ben buna sohbet, anlatı diyorum. Stand up demek, birazcık işin amacını aşıyor gibi geliyor ya da seyirciyi farklı beklentiye sokabilir diye düşünüyorum. Beni seven, takip eden ve özleyenlerle, sevenlerimle bir sohbet diyelim kısaca." diye konuştu.

"DİZİLERDE ZAMANLA YARIŞ VAR"

Kendisi için sinema ve tiyatronun her zaman heyecan verici olduğunu vurgulayan sanatçı Akbağ, şunları kaydetti:

"Tabii sinema ve tiyatronun yeri başka. Televizyonda, popüler olmak adına sürekli haber olmanız, gündemde kalmanız gerekiyor. İnsanlar olumlu görüyor olabilir kendileriyle ilgili ama ben dizi işinin biraz daha meşakkatli ve yorucu olduğunu düşünüyorum. Hatta çok da fazla sanatsal kaygıyla bir şeyler yapılabileceğine inanmıyorum. Çünkü dizilerde korkunç derecede zamanla yarış var. Biz özene bezene 8 haftada film çekiyoruz ama dizilerde neredeyse her hafta, sinema filmi kadar süren bir bölüm çekiliyor. Benim zaten televizyon dizisi olarak, Bir Demet Tiyatro dışında uzun süren, uzun soluklu işim olmadı. Demek ki oralarda beğenmediğim, beğenilmediğim olmuş."

"SİNEMAYI TADINCA VAZGEÇEMİYORSUNUZ"

57 yaşındaki oyuncu, uzun zamandır televizyonda bir şey yapmadığının altını çizerek, "Sinema projesi her zaman çok heyecan verici. Sekiz hafta boyunca içine girdiğiniz bir karakter var. Montajı yapılıp bittiğinde, ne olduğunu merak ettiğiniz süreç çok başka bir şey ama sahnede seyirciyle temas halinde olmanın duygusu ise hepsinden farklı." değerlendirmesinde bulundu.

Tiyatronun bir sevda olduğunu sözlerine ekleyen sanatçı, "Ama sinemayı da bir kere tadınca vazgeçemiyorsunuz. Her ikisinin dinamiği çok farklı yani sinemanın galasında da o gece ilk kez bir oyunun prömiyerini yapıyormuş gibi heyecan duyuyorum. Tiyatroda, her gece aynı oyunu oynadığınız için seyirciler, 'Sıkılmıyor musun yine aynı oyun' derler ama biz her akşam aynı heyecanla oynarız ve her akşam aslında başka bir oyun oynarız ama seyirci bunu pek hissetmez. O yüzden onun heyecanı da başka." dedi.

"GENÇ OYUNCULAR BİRAZ SAKİNLİĞİ TERCİH ETSİN"

57 yaşındaki Akbağ, oyunculuğu seçen ve seçecek olan gençlere, sakin olmaları önerisinde bulunarak, şöyle devam etti:

"Acele etmesinler. Böyle birden bire koca bir adım atıp onuncu basamağa çıktıktan sonra orada kalması zordur. Biraz yavaş yavaş basamakları çıksınlar. Oynadıkları rollerin keyfine varsınlar. Zamanla büyütsünler. Kolay yoldan çabuk şöhret olmak, bir an önce popüler olmak için yarışmasınlar. Gençlere, daha iyi olmaları için tavsiyelerim bunlar ama zaten iyi, niyeti çok başka olan genç oyuncular da var. Daha çok tiyatronun içinde olmak, tiyatroda öğrenmek ve pişmek gibi. Bu iş çünkü kilometre işi. Sahnede ne kadar küçük rollerle başlayıp, rolünüzü yavaş yavaş büyütür öğrenirseniz daha doğru bir bilgi birikiminiz oluşuyor. Ben şimdiki gençlerde acele görüyorum. O yüzden biraz sakinliği tercih etmelerini öneriyorum."

"ASLINDA DİZİLERİN HİKAYELERİ DÜNYANIN HER YERİNDE BELLİ"

Türk dizilerinin dünyanın hemen her ülkesinde büyük beğeniyle izleniyor olmasına da değinen sanatçı Akbağ, "Bazı diziler başarılı olabilir. Gayet büyük emek verilip yapılan işler, bayağı bayağı sinema filmi tadında diziler var. Sanıyorum dünyada genel olarak bir hikaye sıkıntısı var. Biraz enteresan, zekice, biraz da ailevi bir damarı yakaladığı zaman, hikaye tutuyor. Aslında hikayeleri yeniden keşfetmiyoruz hiçbir yerde. Çoğu da belli. Yasak aşk, aile içi kaçmaca, kovalamaca, biraz tehdit ve mafya işin içine giriyor. Dünyada tutan hikayeler hep böyle. Bizde de iyi hikayeciler, iyi oyuncular var. Oyunculukta hiç de dünyadan geri kalır bir tarafımız yok. Belki maddi olarak daha büyük paralar harcayıp işler yapılıyor. Bazı yabancı dizilerde dikkat ederseniz her bölümü bir başka yönetmen çekiyor. Yönetmen jenerikte değişir. Bizde ise başladığı gibi gider." diye konuştu.

"10 GÜNDE ÇEKTİĞİMİZE İNANDIKLARINI ZANNETMİYORUM"

Akbağ, Türk dizilerinin başarılı olmasını değerlendirerek, şunları söyledi:

"Yabancı dizilere baktığımızda görüyoruz ki 9 bölümde sezon finali yapıyor. 40 dakika bilemediniz 50 dakika o diziler. Bizde ise neredeyse iki buçuk saat sürüyor bir dizi. Ben hiçbir şekilde bu dizileri bir hafta, 10 günde çektiğimize inandıklarını zannetmiyorum. Hani tamam iki ekip çalışıyor ama bence hiç aşağı kalır yanımız yok. Çok da başarılı olabilir yapılan işler. Yeter ki yabancılar dizilerimizin üçüncü sezonlarını almasın. Tavsiye etmem. Birinci sezonu alsın, sezon finali yapıp bitirsin. Üçüncü sezonda saçmalamayan, hikayeyi sündürmeyen ve gerçekten 'Reyting alıyor, biraz daha nasıl saçmalarız' diye kalem sallamayan senarist yok diyebilirim. Alıyorlarsa paket program, bir sezon alsın ve keyiflerine baksınlar."

Akbağ, sezon sonuna kadar 15 günde bir tek kişilik anlatı-gösteride izleyiciyle buluşacak.

Kaynak: AA

Facebook
Twitter
Instagram
BİZE ULAŞIN