RADYONU SEÇ
  • RADYO TURKUVAZ
  • RADYO ENERJİ
  • RADYO SOFT
  • TURKUVAZ ROMANTİK
  • TURKUVAZ EFSANE
  • VAV RADYO
  • AHABER RADYO
  • ANEWS RADYO
  • ASPOR RADYO
  • TURKUVAZ ANADOLU
YAYINA MESAJ GÖNDER
GÖNDER

Kabir azabı var mıdır?

Her insan ister ölerek toprağa gömülsün, ister boğularak denizin dibinde kalsın veya yırtıcı bir hayvan karnında bulunsun veya yanarak külü havaya karışsın, mutlaka kabir hayatı geçirecektir.

Resulullah (S.A.V.) Efendimiz, bir sahabenin defni sırasında şöyle buyurdu: Arkadaşınızın üzerinde kabir daraldı. Öyle bir sıkışma oldu ki kaburga kemikleri birbirine karıştı. Eğer bu kabir azabından kurtulacak biri olsaydı bu Sad Bin Ebu Vakkas olurdu. Bu mesele çok önemli çünkü günümüzde kabir sıkıntısı yoktur diyen bir taife var. Bu doğru değildir. Hadis ve ayetlerle kabir sıkıntısının olduğu açıktır. Kur an da, Biz sabah akşam Firavun u ateşe atarız diye ayet-i celile var. Hâlbuki şu anda cennette ve cehennemde kimse yok. Mahkeme-i Kübra dan sonra cennet de, cehennem de ehilleriyle doldurulacak. Firavun için bahsedilen ayet, bizlere kabir azabının hak olduğunu gösteriyor. Bahsettiğimiz hadisin devamında ise Peygamber Efendimiz, Kabir onu sıktı fakat hemen ardından Allah-u Teâlâ onu bu sıkıntıdan süratle kurtardı buyuruyor.

Sad Bin Ebu Vakkas İran fatihidir. Hz. Ömer halife seçildiği zaman, İran boş durmamıştır, şimdi de boş durmadığı gibi. Hz. Ömer halife seçilir seçilmez orduyu toplamış ve meclis olarak kullanılan Mescid-i Nebevi de İran Seferi'ni istişareye açmıştır. Sahabeler ordunun başında halifenin gitmesinin otorite boşluğu doğuracağı için doğru olmayacağını bildirmişler. Bunun üzerine Hz. Ömer, İran Seferi için Sad Bin Ebu Vakkas ı görevlendirmiştir. Sad Bin Ebu Vakkas da İran ı fethetmiş ve Sasani İmparatorluğu na son vermiştir. İran gibi bir devleti fethederek İran fatihi olan, daha hayattayken cennetle müjdelenen bir zat için bile Hazreti Peygamber, Kabir azabından kurtulacak biri olsaydı bu Sad Bin Ebu Vakkas olurdu buyuruyor. O büyük insanlar dahi böyle sıkıntılarla karşılaştıysa, bu herkes kabirde bir darbe alacak demektir. Fakat mümin olanlar bu sıkıntının ardından öyle bir rahata kavuşacaklar ki, kabirleri onlara yeni evlenenlerin ilk gecesi gibi huzurlu gelecek. Allah bizleri kabir azabından muhafaza buyursun. Âmin.

KABİR HAYATINDA RUH VE BEDEN
Kabir cennet bahçelerinden bir bahçedir buyruluyor. Bununla ilgili âlimler değişik görüş bildirmişler. Bazısı Allah'ın kudretinin sonsuz olduğunu ve hakikaten somut olarak kabrin cennet bahçelerinden bir bahçeye dönüşeceğini söylüyor. Bazı âlimler ise burada benzetme yapıldığını ve cennet kadar rahat ve huzurlu bir yer olacağını belirtiyor. İmam-ı Azam, Fıkhî Ekber kitabında sadece ruhun değil bedenin de kabirde işlevi olduğunu belirtiyor. Çünkü İmam-ı Buhari'nin naklettiği bahsi geçen hadiste kemiklerin birbirine geçmesi anlatılıyor. Kemiklerin birbirine geçmesi maddi bir olaydır. Bu da insanın ruh ve bedenin tam olarak kabir hayatını yaşayacağı anlamına geliyor. Tabi kabir hayatını dünya gibi düşünmemek lazımdır. Orası farklı bir boyutta yaşanan bir yer

KABİR AZABININ SÜRESİ
Kabir azabından hemen kurtulan Müslüman, ameli düzgün sağlam Müslüman dır. Fakat amelen fasık olan yani amelini yapmayan, namaz kılmayan, oruç tutmayan, zekât vermeyen veya savsaklayanın kabir azabı uzun sürer. Ama kâfir olmadığı için uzun bir süre sonra kurtulur. Kâfirin ise kabir azabı devam eder. Kâfirin kabri de cehennem çukurlarından bir çukur olur. Yani mümin kabir azabından anında kurtulacaktır. Fasık Müslüman ise günahı kadar azaba uğrayacaktır. Kâfir ise kıyamete kadar bu sıkıntıyı çekecektir. Ehlisünnet âlimleri bu mesele için böyle bir izahat yapmışlar.

AZAPTAN KURTULMAK İÇİN
Hadis ve ayetlerle sabit olduğu üzere kabir azabı böyle çetin ise kurtulmak için ne yapmak gerekir Tirmizi de geçen bir hadis-i şerifte, Öleceğinizi ve kabir azabını sık sık hatırlayın buyuruyor. Çünkü ölümü sık hatırlayan birisi dünyanın sefahatine dalmaz. Attığı adıma dikkat eder. Bir gün Peygamber Efendimize birisi, Ya Resulullah, en güzel Müslümanlık hangisidir diye sormuş. Efendimiz de, İnsanlara yemek yediren, tanıdığı tanımadığı her Müslüman a selam veren buyuruyor. Sünnetin bizlere öğrettiği: Müslümanlar ile beraber olmanız ve ölümü sıkça hatırlamanız sizleri kabir azabından korur.

Prof. Dr. Cevat Akşit

BİZE ULAŞIN