RADYONU SEÇ
  • RADYO TURKUVAZ
  • RADYO ENERJİ
  • RADYO SOFT
  • TURKUVAZ ROMANTİK
  • TURKUVAZ EFSANE
  • VAV RADYO
  • AHABER RADYO
  • ANEWS RADYO
  • ASPOR RADYO
  • TURKUVAZ ANADOLU
YAYINA MESAJ GÖNDER
GÖNDER
  • Anasayfa >
  • Haberler >
  • Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Avrupa’da yaşayan Türk gençlerle Mekke’de buluştu

Diyanet İşleri Başkanı Görmez, Avrupa’da yaşayan Türk gençlerle Mekke’de buluştu

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, 2017 Hac Protokolü İmza Töreni için gittiği Suudi Arabistan'da Avrupa'dan Umre için Mekke'ye gelen Türk öğrencilerle buluştu.

Diyanet İşleri Türk İslam Birliği'nin (DİTİB) organizesinde Almanya, Fransa ve Avusturya başta olmak üzere çeşitli Avrupa ülkelerinde eğitim gören yaklaşık 2 bin 500 öğrenciyle Mekke'de buluşan Diyanet İşleri Başkanı Görmez, sözlerine "Bizleri, insanlık için kurulan ilk evde, Kabe'de buluşturan Yüce Rabbimize hamd-ü senalar olsun. Vahyin kalbinde, Hz. İbrahim'in, Hz. İsmail'in mekânında, sevgili Peygamberimiz Muhammed Mustafa'nın (s.a.s) doğduğu topraklarda, bütün insanlığa rahmet getiren İslam'ın ilk ortaya çıktığı bu güzel mekanda buluşturan Yüce Rabbimize sonsuz hamd-ü senalar olsun. Hz. Adem'den, Hz. İbrahim'e, Hz. İsmail'den Resulü Ekrem Muhammed Mustafa'ya (s.a.s) kadar bütün peygamberlere salat ve selam olsun." diyerek başladı.

Avrupa'nın değişik ülkelerinde yaptığı cami ziyaretleri sırasında çok sayıda gencin etrafını sararak "Biz umreye gitmek istiyoruz. Bize bu konuda yardımcı olun, sizinle umrede buluşmak istiyoruz." şeklinde isteklerinin olduğunu söyleyen Başkan Görmez, onlara "İnşallah, Allah, bizi umrede buluşturur" cevabını verdiğini söyleyerek, "Bizleri buluşturan yüce Rabbimize ne kadar hamd etsek azdır. Buraya gelenler, Rahman'ın misafiridir. Yüce Rabbimiz, bu umrenizi kabul eylesin." duasında bulundu.

Başkan Görmez'in umre ibadetinin manası, Avrupa'daki İslamofobik nefretle nasıl mücadele edileceği, Müslüman kimliğimizi nasıl muhafaza edeceğimiz ile ilgili gençlere hitaben yaptığı konuşmadan bazı başlıklar şöyle:

"Umre, ömrü imar eden ibadet demektir…"

Umre ne demek? İnsanoğlunun dünya hayatında yaşadığı süreye ömür denir. Ömür ile umre aynı köktendir. Ömür, imardan gelir. Yüce Rabbimiz, kitabında bizim yaratılış gayemizi anlatırken şöyle buyurur: Allah sizi topraktan yarattı ve sizden yeryüzünü imar etmenizi istedi.

İşte yeryüzünü imar eden insan, ömür yaşamış olur. Yeryüzünü imar ederek hayat geçiren insanlar, yeryüzünü imar etmiş olurlar. İbadetlerimiz, bizim gönül dünyamızı imar etmek için vardır. Umre, ömrü imar eden ibadet demektir. Umre, gönül dünyamızı tamir etmek demektir. Varsa yaptığımız günahlarla parçalanan kalbimiz, ruhumuz ve gönül dünyamız bütün bunları tamir etmek için bize emredilmiş, yerine getirdiğimizde bu tamiri gerçekleştiren bir ibadettir. Cenab-ı Hak, ömrünüzü uzun eylesin, umre ile birlikte kalbimizi, ruhumuzu tamiri etmiş olarak evimize dönmeyi Allah bize nasip eylesin.

"Umre ve haccın her rüknü, Allah'a verdiğimiz bir sözdür…"

Umrenin manası nedir? Niyet, amelin çekirdeğidir. Niyet, amelleri Allah'a taşıyan birer çekirdektir. Önce niyet ettiniz umre yapmaya, kıblegâhınıza gelmeye karar verdiniz. Sonra ihram kıyafetlerinizi giydiniz. Umrenin ve Haccın her rüknü, Allah'a verdiğimiz bir sözdür. Biz, Allah'a söz veriyoruz; "Allah'ım, ben yeryüzünde harama dokunmayacağım. Börtü böceğe bile dokunmayacağım. Kainata, tabiata zarar vermeyeceğim. Bir daha günah işlemeyeceğim ve ben senin huzuruna gelmeye hazırım" sözünü vermiş oluyoruz. İkinci aşama, Mikat mahallidir. Mikat, Allah ile randevulaşmak demektir. Umreye niyet etmekle, Allah'a verdiğiniz sözü yerine getiriyorsunuz. Daha sonra Lebbeyk Allâhümme lebbeyk, lebbeyke lâ şerîke leke lebbeyk, innel hamde venni'mete leke vel mülk, lâ şerîke lek. "Hizmetine geldim. Ey Allah'ım! Hizmetine geldim. Senin ortağın yoktur, hizmetine geldim. Hamd ve nimet senindir. Mülk senindir, ortağın yoktur. Allah'ım Sana itaat ve ibâdete hazırım, emrine boyun eğiyorum. Sana ibâdet üzereyim. Senin ortağın yoktur. Emrine boyun eğiyorum. Hamd ve nimet gerçekte Senindir. Mülk de Sana mahsustur. Senin ortağın yoktur." diyerek misakınızı yenilemiş oluyorsunuz.

Sonra Kabetullah'ı görüyorsunuz. Arkasından kalbinizi Kâbe'ye vererek, Hacer ül Esved noktasından selam vererek "Bismillahi Allahu Ekber" diyerek, istilam yaparak tavafa başlıyorsunuz. Tavafa başlarken yaptığınız duayı hatırlayın: "Allah'ım Sana imanımı tazeliyorum, Sana iman etmiş olarak geldim. Senin kitabına tabi olarak, Sana verdiğim sözde durmak için geldim. Senin peygamberinin sünnetine uyarak geldim" diyerek ahdinizi bir daha yeniliyorsunuz ve duanızı yaparak Kabetullah'ı tavaf ettiniz. Sonra makamı İbrahim'de iki rekat namaz kıldınız. Sonra Safa'ya, Merve'ye gittiniz. Safa ve Merve arasında say yaptınız. Hz. Hacer validemiz gibi, o nasıl ki İsmail'i için su aradı, siz de orada dua ederek rahmet aradınız. Siz de Hacer gibi ilahi rahmeti aradınız.

"Bize düşen en büyük görev, kendi varlığımızı ve Müslüman kimliğimizi korumaktır…"

Siz hepiniz muhteşem bir tarihin, muhteşem bir medeniyetin çocuklarısınız. Anneleriniz, babalarınız Türkiye'de doğmuş olabilir ama siz başka dünyalarda dünyaya geldiniz. Öncelikle yapacağınız en önemli şey, umre ibadetini bir dönüm noktasına dönüştürerek yeni bir hayata atılmaktır. Umre ibadeti ile birlikte yeni bir sayfa açmak, yeni bir hayata başlamaktır. İnanıyorum ki döndüğünüzde hayatınızın değişmiş olduğunu göreceksiniz. Hayatınızın çok daha güzelleştiğini göreceksiniz.

Bize düşen en büyük görev, içinde yaşadığımız toplum içerisinde kendi varlığımızı korumak, kendi kimliğinizi muhafaza etmek, Müslüman kimliğinizi muhafaza etmektir. İbrahim Peygamberin zürriyetinden olduğunuzu asla unutmamaktır. Muhammed Mustafa'nın (s.a.s) ümmeti olduğunuzu asla unutmamaktır. Büyük bir tarihin, büyük bir medeniyetin çocuğu olduğunuzu asla unutmamaktır. Bunları unutmadan yolumuza devam etmektir. Önce vereceğiniz büyük karar budur.

"Bütün insanları Adem'in çocukları görerek ayrımları ortadan kaldıracaksınız…"

Dünyayı hep parçalara böldüler. Doğu dediler, Batı dediler. Batı ile Doğuyu karşı karşıya getirdiler. Halbuki Allah, "Doğu da Allah'ındır Batı da Allah'ındır" buyuruyor. "İki Doğu'nun da Rabbi Allah'tır. İki Batı'nın Rabbi de Allah'tır. İki Doğu aynı zamanda Kuzey ve Güneyi de içine katarak. Rabbimiz yüce kitabında böyle ifade eder. Siz bulunduğunuz dünya neresi olursa olsun, dünyayı bir bütün kabul ederek, coğrafyaları bir bütün kabul ederek, bütün insanları "Hilkatte eş ya da dinde kardeş" görerek, bütün insanları Adem'in çocukları görerek öncelikle bu ayrımları ortadan kaldıracaksınız. Doğu'yu ve Batı'yı birleştirecek rahmete sahip olduğunuzun farkında olarak çalışmalarınızı yapacaksınız. Daima ilimle, hikmetle kendinizi donatacaksınız.

"İslamofobik nefretleri, Mekke'den taşıdığınız rahmetle söndüreceksiniz…"

Üç şeyi çok okuyacaksınız. Allah'ın üç kitabını çok okuyacaksınız. Bir; insanı. İki; kainatı. Üç; Kur'an'ı. Kur'an'ı çok okuyarak daima ilim sahip olacaksınız. Daima bilginizi arttırarak yolunuza devam edeceksiniz. İlimden, bilgiden, hikmetten, marifetten hiçbir zaman kopmayacaksınız. Bugün zor bir dünyada yaşıyoruz. Etrafınızı İslamofobik nefretler kuşatmış vaziyette. Bu nefretler düşmanlığa dönüşüyor. İslamofobik nefretleri Mekke'den taşıdığınız rahmetle söndüreceksiniz. Kalbinizle, ruhunuzla Muhammed Mustafa'dan, İbrahim Halilullah'tan, İsmail Zebihullah'tan aldığınız rahmetinizle, sevginizle kuşatarak İslamofobik nefretlere, sevgiyle ve rahmetle karşılık vereceksiniz.

"Yeryüzünde kötülüğü ortadan kaldıran en büyük güç iyiliktir…"

Yeryüzünde kötülüğü ortadan kaldıran en büyük güç iyiliktir. Kötülüğü, kötülükle ortadan kaldıramazsınız. Kötülüğe kötülükle karşılık verdiğiniz zaman kötülük ikiye çıkar. Kötülüğü ortadan kaldıracak en büyük güç iyiliktir. Siz ırkçılıkları, rahmetinizle yeneceksiniz. Düşmanlıkları, sevginizle mağlup edeceksiniz.

"İslamofobik nefretleri, İslam'ın rahmetiyle mağlup edeceksiniz…"

Bulunduğunuz dünyalarda farklı inançları, farklı kültürleri, farklı medeniyetleri ahlak ve hukuk çerçevesinde birlikte yaşatacak bir fikir ve düşünceye daima sahip olacaksınız. Çünkü biz böyle bir medeniyetin çocuklarıyız. Gayrimüslim komşunuz, sizin sözünüzü, sizin davranışlarınızı gördüğünde "İslam ne kadar güzel bir din" demek durumunda kalsın. Her birimiz örnek olmalıyız. Adı Ahmet olan, adı Mehmet olanlar, adı Hatice olanlar, adı Ayşe, Fatma olanlar her birimiz aynı zamanda bu mübarek isimleri taşıyoruz. Onların örnek hayatlarını kendi hayatlarımızda göstermeliyiz. İşte bu aynı zamanda İslamofobik nefretleri ortadan kaldıracak en büyük güçtür.

"Şiddet ve terör asla yüce dinimiz İslam ile yan yana getirilemez…"

Dünyada büyük acılar yaşanıyor. Şiddet ve terör modern bir sömürge yöntemi olarak İslam coğrafyasının kuşatmış vaziyette. Şunu bilin ki bu şiddet ve terör asla yüce dinimiz İslam ile yan yana getirilemez. Bunun İslam'dan kaynaklandığını söylemek, İslam'a yapılmış en büyük iftiradır. Ancak küresel güçlerin çatışma alanı haline getirdiği coğrafyada işlenen cinayetlerden dolayı sizler, yaşadığınız dünyalarda asla başınızı öne eğmeyeceksiniz. Çünkü DEAŞ'ın işlediği cinayetlerden siz sorumlu değilsiniz. Boko Haramların, El Kaidelerin işlediği cinayetlerden, Avrupa'da yaşayan herhangi bir Müslüman sorumlu değildir. Siz hiçbiriniz başınızı öne eğmeyeceksiniz. Bilakis daima başınız dik olarak yürümelisiniz ve bu bizi kuşatan bütün bu kötülükleri nasıl ortadan kaldıracaksınız? Hep birlikte, çalışacağız. Hep ilimle donanacağız, değer üreteceğiz. Bulunduğunuz dünyalarda sürekli değer üretin, bilgi üretin. Değer üretin, başkaları sizin ürettiğiniz değerlerden istifade etsin. Başkalarını sizin ürettiğiniz bilginin ışığından istifade etsin.

Yüce Rabbimiz, ibadetlerinizi kabul etsin, umrenizi kabul etsin, tavafınızı kabul etsin. Buradan avuç avuç sevgi ve rahmet taşımayı Allah sizlere nasip etsin. Buradan Rabbimizin rızasını, Rahmetini, annelerinize, babalarınızı, kardeşlerinize taşımayı nasip etsin, ömürler ihsan eylesin. Cenab-ı Hak, nerede yaşarsanız yaşayın İslam ümmetinin onurlu bir ferdi olarak, İslam'ı güzel yaşayarak, etrafımızdaki bütün insanlara örnek bir hayat yaşayarak, ahlaklı bir hayat yaşayarak yaşamayı hepimize nasip eylesin. Amin.

BİZE ULAŞIN