-

Vesveseden Nasıl Kurtulurum?

Güncellenme Tarihi: Salı, 28.11.2017 12:36

İnsan başına gelen hâdiseleri ve meseleleri; vesveselere, hevâ ve telkinlere mâruz kalan serbest akılla değil, Kur'ân ve Sünnet emirleri istikametinde bir basîret ile idrâk etmeye gayret etmeli ve ona göre hareket etmelidir. Kişi böyle yaparak şeytan ve nefsin vesveslerinden kurtulur.

Bir mektebin çocukları, çalışmaktan usanmışlardı.

Hocayı zor durumda bırakmak ve okula gitmemek için birbirleriyle anlaştılar. İçlerinden en zekîleri bir plân yaptı ve ertesi gün okula varınca şöyle tatbik ettiler:

Birinci çocuk hocaya selâm verdi ve;

"–Hayrola hocam!" dedi. "Yüzünüzün rengi sapsarı?"

Hoca;

"–Ben hasta filân değilim. Ağrım-sızım yok. Sen git, yerine otur. Böyle saçma sapan konuşma!" dedi.

Hoca böyle söyledi fakat kötü bir vehim tozu da gönlüne kondu.

Bir başka çocuk geldi, o da böyle söyleyince hocadaki o az vehim artmaya başladı. Böylece o vehim arttıkça arttı. Hoca da kendi hâline şaştı kaldı. Sonunda, vehim ve korku ile kendini hasta hissetti. Kalktı, abasına bürünüp evinin yolunu tuttu. Talebeler de o gün dersten kurtulmuş oldular, oyunlarına gittiler.

Hazret-i Mevlânâ; insanın akıl nimetiyle perverde olduğu hâlde, nefs, şeytan ve insî şeytanlar elinde ahmaklığa dûçâr olmasını şöyle îzâh eder:

"Cüz'î aklın âfeti vehim ve zandır. Çünkü cüz'î akıl, tam inanç olan «yakîn» ve bilgiden mahrum olduğu için karanlıkları yurt edinmiştir; nurdan kaçmıştır.

Yerde yarım arşın genişliğinde bir patika yol olsa, insan onun üstünde vehme kapılmadan rahatça yürür.

Ama, yüksek bir duvarın üstünde eni iki arşın olan bir yol olsa, orada korkarak, çarpılarak, eğrilerek yürürsün."

Bu sebeple insan, aklı vahy-i ilâhînin muhtevâsı içinde kullanmalıdır. Yani hâdiseleri ve meseleleri; vehimlere, hevâ ve telkinlere mâruz kalan serbest akılla değil, Kur'ân ve Sünnet emirleri istikametinde bir basîret ile idrâk etmeye gayret etmelidir.

Şeytanın telkinleri ve vahiy kontrolünde olmayan aklın, vehimlere kapılması yüzünden; günümüzde insanlık birbirini iğvâ ve idlâl hâlinde perişan bir şekilde yaşamaktadır.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Yüzakı Dergisi, Yıl: 2017 Ay: Kasım Sayı: 153

Bu Haberi Paylaş:

Mobil Uygulamalarımız

RADYO TURKUVAZ

23 Ekim 2018, Salı
  • 07:00Uğur Eracil ile Turkuvaz Sabah
  • 10:00Gönül Dostu Füsun
  • 12:00Utku'yla İstekler
  • 14:00İrem Erzü
  • 16:00Erdem Durmuş

Ajanda son 12 Saat

BİZE ULAŞIN